Hiçbir zaman inancını kaybetmemişti. Onu bu güçlüklere rağmen ayakta tutan yegâne iki şey vardı biri ailesi ikincisi devrime olan inancı ve görevi.
Küresel Ekonomi yoluyla doğrudan kendi yaşamlarımız üzerinden yaydığımız bir kölelik salgınıyla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.
Sanatın uzmanlık gerektiren özel bir boyutundan değil, insanı ilgilendiren genel boyutundan konuşan insani tanımlamalar zinciri bir kitap, sanat!
Türk’ün üstün seciyesi ve ahlakı beyanında, bahislerle kendini avutan bir Türkiye’nin gerçeklere gözünü açması için, bu ve benzeri kitaplar çoğalmalı ve okunmalıdır.
Benim kitaplarımı gerilim-tarihi roman olarak isimlendirmek daha doğru olur. Sis ve Gece romanım uyarlandığında onun sonuçlarından memnun kalmıştım.
Aşkı konu alan kitaplara olan özel alakamız, sayfalar arasında didik didik aramamıza, bulursak sevinmemize, bulamazsak hayal kırıklığı yaşamamıza neden oluyor.
Armanda Ferrachi, Bach’ın hayatını ve müzikal dünyadaki yerini anlattığı "Bach, Son Füg" kitabında en az Mozart kadar asi, Bethoveen kadar hırçın, Liszt kadar dahi bir portre çizer.
"Silahsız Kuvvetler: Medya" Türk basın tarihinden alıntılarla dolu bir sergi. Cumhuriyetin kuruluşundan 2007'ye kadar basın ile resmi ideoloji arasındaki bağı örnekleriyle inceliyor.
İyi oluşturulmuş bir hikayenin, romanın tamamlanabilmesi için eksik olan karakteri, ya da şiirin yürümesi için gereken o son dizeyi günlerce belki de yıllarca bekliyor şair ve yazar.
Fusün Akatlı, kendi bilincinden ve yüreğinin içinden usul usul aktığını duyumsar bir eleştirmen; bu gerçeği her an benliğinde yaşatır.
Beni kemiren sadece büyük bir yalnızlık hissiydi ve gene bu yalnızlığın tesiriyle, bana yakın olduğunu anladığım bir insana karşı birçok noktalarda kendimi aldatmaya hazırdım.
Yeni Dünya Düzeni’nde bahsi geçen kölelik için ırk sözcüğü fazla bir anlam ifade etmiyor. Artık Küresel Ekonomi yoluyla doğrudan kendi yaşamlarımız üzerinden yaydığımız bir kölelik salgınıyla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. [Meryem Rabia Taşbilek]
Aşk’ın hem sözcük hem de duygu olarak yıpratıldığı bir çağın şahitleriyiz. Bundan dolayı aşkı konu alan kitaplara olan özel alakamız, sayfalar arasında didik didik aramamıza, bulursak sevinmemize, bulamazsak hayal kırıklığı yaşamamıza neden oluyor. Oysa en çok da aşkla yoğrulup varolmak isteriz. Aşkı düşünüp, üzerine hayaller kurup ondan bir şeyler bekleriz. [Semiha Kavak]
Hiçbir zaman inancını kaybetmemişti. Onu bu güçlüklere rağmen ayakta tutan yegâne iki şey vardı biri ailesi ikincisi devrime olan inancı ve görevi. [Cem Özdemir]
Türk’ün üstün seciyesi ve ahlakı beyanında, bahislerle kendini avutan bir Türkiye’nin gerçeklere gözünü açması için, bu ve benzeri kitaplar çoğalmalı, okunmalı, gündeme oturmalıdır. [Yılmaz Yılmaz]
Prof. Helen Rose Ebaugh hali hazırda din sosyolojisi üzerine bir uzman. Onun Gülen Hareketi hakkındaki yorumları ve analizlerini mutlaka dikkate almalıyız. []
Tadına doyulmaz, kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman sakinleştirici ama ruhu hep özgür kalan yazılar… İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. []
Ortadoğu özelde ise Kürt tarihi ilgilenenlerin mutlaka edinmesi gereken bir yapıt. Bu topraklarda bir zamanlar Kawa isminde bir örgüt vardı. Kawacıların tarihini bu kitaptan öğrenebilrsiniz. []
Türk modernleşmesinin en önemli köklerinin bu dönemde olmasının yanında, II.Abdülhamid’in büyük eğitim hamlesi, bu dönemin ön plana çıkan özellikleri arasındadır. []
Sanatın uzmanlık gerektiren özel bir boyutundan değil, insanı ilgilendiren genel boyutundan konuşan insani tanımlamalar zinciri bir kitap, sanat! [İsmail Erdoğan]
Armanda Ferrachi, Bach’ın hayatını ve müzikal dünyadaki yerini anlattığı Bach, Son Füg kitabında en az Mozart kadar asi, Bethoveen kadar[...]
“Yaşasın Devrim” diye sokaklara dökülmüş bir kuşaktan geliyorduk ve birden içimizden çıkıveren “Yaşasın Kitap” lafı, ruh halimizi çok iyi anlatıyordu.
Benim kitaplarımı gerilim-tarihi roman olarak isimlendirmek daha doğru olur.
İstanbul’daki belediyelerden biri reklamcılarının “dikkat” kelimesinden türettiği bir sloganı “kültür” için kullanmakta bir beis görmediği gibi bunu açık havadaki reklam alanlarında da teşhir etmiş boy boy... “Dikkat burada kültür var!” Elbette buna karşılık, “yapılmış bir dangalaklık” denilip geçilebilir. Ama konu bu kadar basit değil.
İnsanın bünyesine zarar veren devletçi ve vesayetçi sistemleri, alaycı, serseri, anarşik, ve hergelece eleştiren bir roman olan Hergele Âşıklar, eğitim sistemini, çevreden alarak, merkeze kaydırarak karşımıza çıkıyor. [Maaz İbrahimoğlu]